2 == Trataka

                         T R A T A K A

 

              Sanskrit dilinde Trataka' nın kelime anlamına bakıldıgında " dik bakış " yada " dikkatli bakış " olarak yorumlanabildigini görürüz. Kısaca tarif edecek olursak, kişinin bir nesne yada düşünce üzerinde bakışlarının ve dikkatinin sabit tutmasıdır diyebiliriz.

             Asthanga-Yoga' nın altıncı basamagı olan, Dharana adı ile anılan, dikkati bir nokta üzerinde yogunlaştırabilmesi, konsantrasyonu artırabilme çalışmaları arasında yer almaktadır ve zihinsel çalışmaların ilk basamagı olarak degerlendirilebilir. Bu konuda yapılan çalışmalar Trataka adının anlamına uygun olarak dikkatli bakma ve dikkatin bir nokta üzerinde toplanarak konsantrasyonu artırmak amacıyla uygulanır.

             Özellikle son zamanlarda Trataka, Asthanga-Yoga' nın genel kavramından koparılarak bazı çevrelerce Göz Yogası olarak adlandırılmaktadır.

             Asthanga-Yoga çalışmaları arasında geçen Trataka deneyimlerinde, Hint yogasının düşünce sistemine göre bir nesne yada obje üzerinde yogunlaşıldıgında, bakışların ve bununla beraber zihinsel dikkatin o nokta üzerinde toplanması gerekir, bu arada zihin kendisini meşgul edecek her türlü etkenden kurtarılmalı, sakin bir hal almalıdır. Patanjali bu çalışmalarda zihnin sakinleştirilmesi için nefesin dışa verilmesini, daha sonra tutulmasını saglık verir. Nefesin dışa verilmesini Prachardana, nefesin tutulmasını ise Vidharana olarak adlandırır. Bu Bahya-Kumbhaka' dır.

                Zihnin tek bir noktada yogunlaşabilme kabiliyetinin artırılmasının yanında Trataka uygulamalarında tüm duyu organlarının açık olması ve farkındalıklarının artırılmış olması istenilmektedir. Bu bize çalışmanın boş bir bakışla ve boş bir zihinle yapılmak yerine tüm duyu organlarının açık oldugu, bunlardan gelecek farkındalıkların yaşandıgı bir durumda olunması gerektigini anlatır.

                Zihni ve duyuları bu farkındalıga zorlamak ilk zamanlarda dikkatin dagılmasına, konsantrasyonun sürekliliginin kaybolmasına yada zihinsel sakinligin kaybedilerek düşünceler içine dalınıp gidilerek çalışmadan uzaklaşılmasına, huzursuzluga, adele kramplarına, panik havasının oluşmasına, mide bulantısına, baş dönmesine ve zihinsel uyuşmaya neden olabilir. Ancak bu aşılmayacak bir eşik degildir, Çalışmalarla kısa sürede aşılabildigi görülecekdir.

                Trataka çalışmalarının ikinci aşamasında gözler kapatıldıgında yogunlaşılan konunun zihinde yeniden canlandırılabilmesi ( İmajinasyon ) istenilmektedir ve bu bunun en mükemmele ulaşması hedeflenir.

                Kısaca Yoga çalışmalarında Trataka' nın yeri irade gücünün kuvvetlenmesi, zihnin bir nokta üzerinde yogunlaşabilme kabiliyetinin ve imajinasyon yeteneginin artırılmasıdır. Bu gerçekleştiginde enerji ve meditasyon çalışmaları daha kolay ve daha anlamlı uygulanabilir hale gelecekdir.

                Trataka çalışmaları başarı ile ve kolaylıkla uygulanabilir oldugunda kişi zihinsel olarak gerçek meditasyon denemelerine hazır hale gelmiş demektir.

                Hint Yoga' sının düşünce sisteminin dışına taşsada Trataka çalışmaları başarı ile uygulandıgında zihinsel ve ruhsal bir enerji kazanılır.   Bu tüm vücutda, özellikle vücudun uç kısımlarında, ellerde ve ayaklarda ortaya çıkabilecek bir enerjidir. Bu enerji akımlarının toplandıgı yerler arasında Ajna Chakra' nın özel bir yeri vardır. Burada toplanan enerjinin digerlerine göre daha üstün bir nitelikde oldugu kabul edilir. Ajna Chakra enerjisinin dışa açıldıgı noktada gözler ve Bhrumadhya olarak adiandırılan, kaşların bir parmak kadar üzerinde, alının ortasında yer alan noktadır. Çalışmalarla elde edilebilen bu enerji üzerinde yeteri kadar yogunlaşıldıgında, deneyim sahibi olundugunda istege baglı olarak kullanılabilecek özellikler taşır.

              Alın ortasında ve gözlerde ortaya çıkabilecek olan enerji elektromanyetik özellikler taşır. Özellikle Japon Zen düşünce sisteminde ve çalışmalarında bu enerjinin geliştirilmesi ve kullanılabilir hale getirilmesi için ugraşılır, bu ugraşılardada Trataka' dan istifade edilir.

Zen düşünce sisteminde bu tür çalışmalar, ruhsal güç, içsel enerji anlamına gelen Zanshin' in güçlendirilmesi için yapılan çabalar arasında yer alır.

             Çalışmalar sakin bir ruh ve beden hali içinde yapılmalıdır, sakinlik ve farkındalık oluşmadıgında kişinin kendisini çalışmaya zorlaması anlamsız bir çaba olarak yorumlanır.

             Çalışmalarda asla acelecilige yer yoktur ve bu deneyimlerde başarıya ulaşmak için uzun ugraşıların verilmesi gerektigi unutulmamalıdır.

             Bir nokta üzerinde yogunlaşma çabaları ( Trataka ), uygulanış açısından içsel ve dışsal olarak ikiye ayrılarak degerlendirilir. Dışsal Trataka, ( Saguna ) yada Bahiranga Trataka, İçsel Trataka ise ( Naguna ), yada Antaranga Trataka olarak adlandırılır.

              En kaba olarak uygulanan çalışmalar görülen, temas edilen nesneler, objeler üzerine yapılanlardır. Bu tip çalışmalar Dışsal Trataka' nın kapsamı içine girer. Çalışmalarının ana teması seçilen objeye bakılarak onu fark etmek ve bakış süresini uzatarak o nesne üzerinde dikkatin yogunlaştırılabilmesini saglamakdır. Bu çalışmada gözler, yogunlaşılacak hedefi görmektedir, içsel çalışmalarda ise zihin kullanılmaktadır. Her ikisindede odaklanılacak nokta tekdir. Patanjali bunu " Tek Hedef " olarak adlandırır ve " Eka tattva Abhyasa " der. Bu isimde Eka " bir " tattva " element " Abhyasa " icraat, uygulama " anlamına gelmektedir.

                Dışsal Trataka bu tip çalışmaların başlangıç noktasıdır. İçsel Trataka orta noktayı meydana getirmektedir ve bunların ardına bir Trataka şekli daha ilave edilebilir, o da kişinin kendisinin evrenin bir parçası oldugunu anlaması evrenin gücünü ögrenmesi ve ona ulaşabilmek için yapmış oldugu farkındalık çalışmalarıdır. Bu da Evrensel Trataka olarak adlandırılabilir.

                 İlk zamanlarda yogunlaşma objesine baktıgımız zaman dalgınlık içine düşebiliriz, zihnimizin ondan uzaklaştıgını fark edebiliriz bu takdirde zihin yeniden obje üzerine yogunlaştırılmalı ve çalışmaya devam edilmelidir. ilerleyen çalışmalarda bu sorun azalarak yok olacakdır.

                Çalışma yapılırken bakma süresi içinde nefes alışları kontrol altına alınarak mümkün oldugu kadar düzenli, sakin ve yavaş hale getirilir. Bu uygulama kendisi ile beraber Prana' nında sakinleşmesine sebep olur.  Kişi aklına gelen duygu ve düşüncelerden kurtularak konsantrasyonunu artırır, normalde baktıgı obje üzerinde daha evvel fark etmedigi ufak noktalarıda fark etmeye başlar

                Zihnimiz fiziksel beynimizin algıladıgı şekilleri bilir ve görür, onun fiziksel bir beyni yoktur, o nedenlede fiziksel beynin algıladıklarını ancak imajinasyon ile şekillendirmektedir. Hayal kurmakda imajinasyonun farklı bir şekidir, fakat bizim istedigimiz kriterlere erişemez.

                İlk önce hayal kurmanın imajinasyonuna bakalım. Hayal kurdugumuz zaman bu zihnimize belirli şekilde yansır, sabit degildir, daldan dala atlama egilimindedir. Çogu zaman belli bir senaryo yaratır, bu senaryo üzerinde çalışır, onu şekillendirir,ama çogu zaman bitiremeden bir başkasına geçer.

               Bizim istedigimiz imajinasyon ise zihnimizde şekillenen şeyin duru olarak görülmesi, sabit kalması ve zihnimizin o konu üzerinde tam olarak yogunlaşmasıdır. Hatta imajinasyon süresi artdıkca, konsantrasyon derinleştikce onun detaylarının ve niteliklerinin daha çok ortaya çıkmasıdır.

               Zihine bu niteligini kazandırmak ve artırmak için yapılacak çalışmalarda ilk şart tam bir konsantrasyonun saglanması ve sık sık tekrarların yapılmasıdır.

               Çalışma zamanı başlangıçda oldukca kısa tutulmalıdır. Zihin alışmadan ona yüklenilecek olursa imajinasyon kalitesi bozulacak ve hayal kurmaya dogru kayacakdır. Çalışma zamanı olarak mümkün oldugu kadar zihnin sakin ve dinlenmiş oldugu zamanlar şeçilmelidir. Ancak, çalışma tamamen ögrenildiginde buna gerek duyulmaya bilir. Gözlerimizi kapatarak baktıgımız yada istedigimiz nesneyi, duyguyu yada düşünceyi kapalı gözlerimiz ardında göremiyorsak, imajine edemiyorsak, konsantrasyon bozuklugumuzu ortadan kaldırarak yeniden denememiz gerekir. Zihnimizin bu tip çalışmalara alışması bazen uzun zamanlar alabilir, bunu bilerek sabırla tatmin edici sonuçlar alıncaya kadar denemek gerekir.

               Tüm meditasyon çalışmalarında oldugu gibi Trataka çalışmalarındada inkantasyon adı ile anılan niyetin ortaya konulması çok önemlidir, yapacagımız çalışmanın sınırlarını ve bizim isteklerimizi belirtir. Önce oturuş şeklimiz Dhyana-asana ve Hasta Mudra olarak adlandırılan el tutuş şeklimiz ile yapacagımız çalışma ve varmak istedigimiz nokta bedenimizle tasdik edilir. Daha sonra aynı noktaya varmak istegi ve burada yapılması istenilenler zihnimizde şekillendirilerek çerçevelendirilir, sözel olarak ortaya konulur ve buna ulaşmak istegine olan inanç kalben kabul edilir.

                İçsel Trataka enerji çalışmalarındada kullanılmaktadır. Bu durumda Trataka sadece dikkatin yogunlaşması olmamakda bunun yanında imajinasyon ve meditasyon özellikleride taşımaktadır.

                 Dikkatin dışsal bir noktadan içsel bir noktaya çekilmesi daha kolay olmaktadır. Vücut üzerinde yogunlaşılacak en kolay dışsal nokta iki kaşın arasında yer alan Bhrumadhya olarak adlandırılan noktadır. İçsel nokta olarakda Kalp bölgesi tesbit edilmiştir. Bu nedenle olsa gerek bazı çevrelerce İçsel Trataka, " aklın kalbe indirilmesi " olarak tarif edilmektedir.

                 İçsel Trataka uygulanırkende dikkatin sürekli uyanık tutulması gerekir, eger bu yapılmazsa zihin kısa sürede uykuya ve hayallere yenik düşebilir.

                 Burada yapacagımız çalışma Dışsal Trataka ile Basit İçsel Traka' nın birleştirilmesi ile zihnin buna alıştırılması olacak

 

                                                  Tarık Karaağalar

astanga_yoga@hotmail.com

Yorum Yaz